
Mimarlık ve adaptasyon birbirini tamamlar – geçmişte yaratılan binaların birçoğu gerek tip olarak, gerekse yapısal anlamda tarz olarak, bizim bugünkü tasarım anlayışımızın tam karşılığı değildir. Mimarlar, ancak, içinde yaşadığımız dünyanın değişmekte olduğunu, giderek daha karmaşıklaştığını kavradıkları zaman, işlevselliği öne çıkan alanlar yaratmayı başarırlar.
Japon NKS Mimarlık şirketi, tasarladığı binalarda boşlukları ve alanları yeniden tanımlamakta – yapıları, konumladıkları çevrelerde meydana gelen değişimlere göre adapte ediyorlar. Güney Japonya kırsalında yer alan ve orta yaşlı bir çift için tasarlanan Onigiri House isimli küçük ahşap yapının tasarımında, maliyetin düşük tutulmasının yanısıra, boşluklar ve alanlardan olabildiğince yararlanılmaya çalışılmış.
Üçgen biçiminde kısa bir tünele benzeyen evin iskeleti, geleneksel olarak gemi iskeletlerinde kullanılan kalın sedir latalardan ve kereste plakalarından yapılmış. Ahşap plakaların birbirlerine eğimle yaklaştıkları çatı bölümüne yakın yerlerde ve evin zemini boyunca oluşan boşluklarda pencereler yer almakta. Kısa tünelin ucunda konumlanan cam kapıların kasaları da, kendileri gibi yine cam olarak düşünülmüş. Japon mimarların çoğu için doğayla yakın bağlar kurmak vazgeçilmez temel niteliklerden biri olarak öne çıkar – ve burada da pencerelerle kapılar, ışık ve havanın tüm boşluğa rahatça girebileceği şekilde konumlanmış bulunmaktalar. Andrew J Wiener
NKS Mimarlık şirketinin tasarımından diğer görüntüleri aşağıda izleyebilirsiniz.


Kaynak: The Cool Hunter|Türkiye
|